Biyografi :> Pentagram ( MezarKabul )
Mayıs 4, 2008 on 8:35 pm | In Biyografi, Türk Rock Grupları | No Comments->
Pentagram’ın temelleri, Hakan Utangaç, Cenk Ünnü ve Kenan Bozoğlu tarafından 1984 yılında Bursa’da kurulan Thunders’ adlı lise grubu ile atılmıştır. 1986 yılında Kenan Bozoğlu’nun ayrılmasının ardından Cenk Ünnü ve Hakan Utangaç Pentagram adı ile çalışmalarına devam etmişlerdir.
Pentagram’ın temellerinin atıldığı bu dönemde, Hakan Utangaç gitar ve vokal, Cenk Ünnü davul ve Kaan adlı bir arkadaşları da bir süre bas gitar çalmıştır.
1987 yılında bas gitarda Tarkan Gözübüyük ve solo gitarda Ümit Yılbar’ın katılımıyla Pentagram grubunun ana kadrosu şekillenmiştir.
Grup, ilk ciddi sahne deneyimini İstanbul Bağcılar’da bir düğün salonunda yaşadı. Buradaki konserde yaklaşık 200 kişilik bir izleyici grubuna seslenildi. Sahneyi, vokalistliğini Gökhan Semiz’in (Grup Vitamin vokalisti) üstlendiği AC/DC tarzında müzik yapan bir grupla paylaşmışlardı. Pentagram’ın bu konserde 5 tane şarkı çalması planlanmıştı. Ancak, henüz beşinci şarkıya gelinmeden masalar, sandalyeler kırıldı. Türkiye ilk kez Thrash Speed Metal müzikle tanışıyordu. Bu coşku içinde düğün salonunda kırılmadık masa, sandalye vs. kalmadı. Konser bittikten sonra Pentagram üyeleri, düğün salonundaki hasardan dolayı oluşan zararı da karşılamak zorunda kaldılar. Daha sonra Moda Sinemasında bir konser daha verir grup. Şimdi de kulanılan pentagram logosu bu konserin afişi için Hakan Utangaç tarafından elle çizilmişir. Bu konser sonrasında oluşan hasarı yine Pentagram ve konserde bulunan diğer gruplar üstlenir ve sinema bir ay sürecek tadilat dönemine girer. Kimileri Cenk’in davulunun rehin bırakıldığını bile söylemektedir. Bu konser daha sonra “Efsane Moda Konseri” olarak hafızalara kazınır.
“O yıllarda şimdiki kadar rock - metal dinleyen insanlar çok çok azdı. Öyle 14 - 15 kişi bir araya gelip beraber müzik dinlerdik, müzik yapmaya çalışırdık genellikle. Bakırköy tayfası, Avcılar tayfası gibi kodlamalar vardı. Üstümüze o zamana göre çok ters sayılacak şeyler giyerdik; bilekliklerimizi kendimiz hazırlardık Mercan’dan piramitler alıp. Çok laf yedik, tepki çektik. Öyle bir dönemdi, hatta kolsuz tişört giymenin bile homoseksüellik sayıldığı yıllardı. Sonra Rambo çıktı da insanlar alıştılar buna. 80′ler güzeldi ama Türkiye için zor yıllardı. Dünyada da heavy metalin sıçrama yaptığı, enstrümanların kalitesinin arttığı heavy metalin en güzel günlerini yaşadığı dönemlerdi. Türkiye’de, darbe sonrası yasakların olduğu, insanlara yapılan baskıların getirmiş olduğu stres ve zorlukları yaşadık bizler. Öyle bir nesil olarak yetiştik…
Murat İlkan
Murat İlkan
İlk konserimizi Bağcılar’da verdik bir düğün salonunda. O zamanlar eski Vitamin grubunun solisti Gökhan vardı (Allah rahmet eylesin, trafik kazasında öldü.) İşte, onun vokal yaptığı şu an ismini hatırlayamadığım AC/DC tarzında Türkçe sözlü müzik yapan bir gruba konuk olduk. 5 parça çalıp inecektik ama biz daha 5. parçaya gelemeden birden her şey yıkıldı salonda. Sandalyeler, masalar, her şey kırıldı. Türkiye’de verilen ilk speed metal konseriydi ve yaklaşık 150 - 200 kişi koskoca düğün salonunu yıkmıştı. Daha sonra düğün salonun sahibi geldi “ne oluyor” filan dedi. Yine biz ödemek zorunda kaldık kırılanların masraflarını…”
Bu dönemde, Pentagram, ilk albümlerini çıkarmak için çalışmalara başlamıştı. Açık Hava Tiyatrosu’nda verdikleri konser sonrası, solo gitarist Ümit Yılbar grupla yollarını ayırdı. Yeni bir solo gitarist arayışına giren grup, Ümit Yılbar’dan boşalan yere, solo tekniği çok gelişmiş olan Murat Net’i getirdi. Kadro tamamlandıktan sonra, albüm kayıtlarına başladılar. Albümün kayıt aşaması yaklaşık 10 ay sürdü. 1990 yılında, NEPA Müzik etiketiyle Pentagram albümü müzik piyasasındaki yerini aldı. Grup, yurtdışında da adından söz ettirebilmeyi hedefliyordu; bu nedenle albümdeki şarkıların tamamı İngilizce sözlüydü. Albümün kapak tasarımı ise yarışma sonucu belirlenmişti. Yarışmaya katılan 120 adet kapak resminin arasından, Tunç Örer isimli katılımcının eseri olan bir suluboya çalışma, kapak resmi olarak seçilmişti. Albümde; Intro (Wreck), Rotten Dogs, Mephistopheles, Metal Not Dead, Los Magandos, Asharoth, Bloody Gilliotine, Powerstage, Dimensions Of Death, Pentagram ve Deceptive Bells şarkıları yer alıyordu. Özellikle, Rotten Dogs ve Powerstage şarkıları hit oldu. Powerstage şarkısı, Pentagram severlere ithaf edilmişti ve kurulan hayran kulübüne “Powerstage” adı verilmişti. Albüm satışları çok iyi gitmeye başladı. İlk olarak 5.000 adet basılan albüme olan yoğun talepten dolayı albümün ikinci basımı da yapıldı. Yaklaşık 30.000 adet satan albüm, metal müzik tarzında bir rekora imza atmıştı.
Grup, bu ilk albümle birlikte birçok konsere çıktı. Bu konserler de çok başarılı geçiyordu. Konser kayıtlarından oluşan bir albüm çıkarma fikri oluştu ve çok geçmeden bu fikir, meyvesini de verdi. Konser kayıtlarından oluşan “Live At The Trail” albümü yayınlandı. Bu albümde, vokalistliğe Bartu Topbaş ve solo gitardan ayrılan Murat Net’in yerine de, yine bu işte ustalaşmış bir isim olan Demir Demirkan’ın geldiğini görüyoruz. Albüm kapağında, Pentagram logosunun altında dikenli teller ve Mosh işareti yapan Pentagram severlerin resmi vardı. Bu albümde ise; Trail Blazer (enstrümantal), Rotten Dogs, Peace Sells (Megadeth cover’ı), Mephistopheles, Brain On The Wall (Los Magandos isimli şarkının devamı niteliğinde), Rotten Dogs (Kolombiya’da bir rock programının yayınında Pentagram anlatılıyor ve sonrasında Rotten Dogs çalıyor), Anarchy in the UK (Sex Pistols cover’ı), Powerstage şarkıları yer alıyordu.
Pentagram, birçok konser verdikten sonra, 1992 yılında Nuclear Blast firması etiketiyle Trail Blazer albümüyle müzik piyasasındaki yerini aldı. Grup, bu albümün hazırlıklarına başlamadan tekrar kadro değişikliğine gitti ve İsveç’e giden Bartu’nun yerine vokalist olarak Ogün Sanlısoy getirildi. İlk albümde olduğu gibi, bu albümde de şarkıların hepsi İngilizce sözlüydü. Bu albümle birlikte grup kendi stillerini müzik piyasasına iyice benimsetmeye başlamıştı. Albümün kapak tasarımı bu sefer daha sadeydi. Tasarımda sadece alışılmış Pentagram logosu ve albüm ismi yer alıyordu. Albümde; Secret Misile, Living On Lies, Trail Blazer (enstrümantal), Vita Es Morte, Fly Forever, Time Bomb, Over The Line, The Planet, Brain On The Wall, No One Wins The Fight, Vita Es Morte (Live) ve Powerstage (Live) şarkıları yer alıyordu. Bu albümde işlenen genel tema, anti-militarizm; dünyadaki kötü gidişe ve savaşlara karşı isyan etme fikriydi. Yeni albümle birlikte yine birçok konsere çıktılar.
1995 yılında Demir Demirkan gruptan ayrılarak ABD’ye gitti. Sonrasında ise vokalistliği yürüten Ogün Sanlısoy, solo albüm çalışmaları yapmak istediği için gruptan ayrıldı. Vokale Sawdust ve Cherooke gruplarında solistlik yapmakta olan Murat İlkan getirildi. Bu sırada, 2 senelik bir ayrılığın ardından Demir Demirkan gruba geri döndü.
Pentagram, yeni bir albüm çıkartmak istiyordu ve bunun için Türkiye’de faaliyet gösteren Raks Müzik firmasıyla iki adet albüm hazırlamak için anlaşma imzalandı. Raks Müzik stüdyosunda albüm hazırlıklarına başlandı. Hazırlanan albümün mix’lerini Charles Turkmen yaptı. Steve Smart isimli bir başka yapımcı ise Avustralya’da albümün son hazırlıklarını tamamladı. 1997 yılına geldiklerinde, yeni albümleri olan “Anatolia” piyasaya sürüldü. Albüm, 13 şarkıdan oluşuyordu ve grup, tarihinlerinde bir ilke imza atarak bu albümde 3 tane Türkçe sözlü şarkıya yer vermişti. Uzun süredir müzik piyasasının içinde olan grup, bu albümle satış rekorları kırdı. Bu albümde, kendi metal sound’larının üzerinde Anadolu ezgileri de göze çarpıyordu. Albümde; 1000 In The Eastland, Anatolia (İngilizce versiyon), Dark Is The Sunlight, Gündüz Gece (Aşık Veysel cover), Stand To Fall, Give Me Something To Kill The Pain, Welcome The End, Anatolia (Türkçe versiyon), On The Run, Time (Enstrümantal), Behind The Veil, Fall Of Hero ve Sonsuz şarkıları yer alıyordu. Bu albümle birlikte, ilk kez Pentagram dinleyicisiyle tanışan Murat İlkan, başarılı vokaliyle dikkat çekti ve kendini sevdirdi.
Albümün ardından grup, çeşitli konserlere çıktı. Bu konserlerden en çok ses getireni olan “Açık Hava Konseri”ni albüm haline getirdiler. 1999 yılında çıkan bu canlı performans albümünün adı konserdeki coşkulu Pentagram hayranlarının hep birlikte “Popçular Dışarı” diye ettikleri tezahüratlardan alan “Popçular Dışarı” oldu. Bu albüm, Pentagram’ın söylemiyle, Türkiye’de 4. bir kuvvet haline gelen “medya”ya ithaf ediliyordu. Albümün kapağına da, bolluk ve bereketi simgeleyen “Bereket Tanrısı” heykelinin bir resmi konulmuştu. Bu live albümde; Intro, Before The Veil, Behind The Veil, Welcome The End, No One Wins The Fight, G.S.T.K.P., Vita Es Morte, Gündüz Gece, Black Magic (Slayer cover), Rotten Dogs, 999 (Enstrümantal), 1000 In The Eastland ve Anatolia (Türkçe versiyon) şarkıları yer alıyordu.
Bu albüm çıktıktan sonra, solo işler yapmak isteyen Demir Demirkan gruptan ayrıldı. Demir Demirkan’ın ayrılmasıyla oluşan boşluğu, aynı zamanda grubun gitar teknisyenliğini de yapmakta olan Onur Pamukçu doldurdu. Bu kadroyla değişik konserlere çıkan grup, 1999 yılında Kemancı Rock Bar’da konser vermeyi planlamıştı; fakat konsere birkaç gün kala ülkemizin yaşadığı deprem felaketi nedeniyle konser iptal edildi. Bir süre duraklama dönemine giren grup, yaşanan deprem nedeniyle ülkemize gelen, içinde ABD Başkanı Bill Clinton ve birçok devlet başkanının bulunduğu bir seyirci topluluğuna karşı 12 Kasım 1999′da Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Gündüz Gece” parçasını çalarak devlet başkanlarını, tabir-i câizse coşturmuştu.
Ancak, o günlerde, Pentagram adına olumlu sayılabilecek bu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye gündeminden kaynaklanan olumsuzluklar da yaşanmaktaydı. Yine o dönemlerde, ülke gündemini işgal eden satanizm olaylarından, “Pentagram” isminden ve toplumdaki önyargılardan dolayı en fazla etkilenen ve haksız suçlamalara hedef olan da Pentagram grubu oldu.
Tam da bu sıralarda EP çıkartmaya karar verildi. Askerlik görevlerini tamamlayan grup elemanları, 2000 yılında Noise Record müzik şirketiyle 4 albümlük bir anlaşma imzaladı. Türkiye’de çıkacak olan albümleri için ise Böcek Yapım’ı tercih ettiler. Grup, EP’yi çıkartmak için hazırlıklara başladı. Çıkartacakları EP’yi albüme dönüştürme fikri oluştu ve sonrasında ise 2 albüm çıkarmak istediler. Bu albümlerden biri Türkçe sözlü, diğeri ise İngilizce sözlü olacaktı. Bu arada gruba, Metin Türkcan katıldı. 2000 yılında prodüktör Charles Turkmen’le birlikte albüm hazırlıklarına başlandı. Albümün kayıtları Yunanistan’da bulunan Sierra Studios’ta yapılırken bir yandan da albüm, İstanbul’da bulunan grubun kendi stüdyosunda son şeklini alıyordu. 2001 yılının sonlarına doğru “Unspoken” isimli yeni albümleri müzik piyasasındaki yerini aldı. Yurt dışına da gönderilecek olan bu albüm için, ilk albümden bu yana, grubun adı olan Pentagram üzerinde de çeşitli değişiklikler yapıldı. Çünkü, yurt dışında da aynı isimli bir grup vardı ve bundan dolayı, bir karışıklığın oluşmasına meydan vermemek için, önce grubun ismi “The Pentagram” olarak değiştirildi, ancak daha sonra bu yeterli görülmeyip sadece yurtdışında kullanılmak üzere “Mezarkabul” (mezarkabul kelimesinin anlamı, “bir imamın ölünün üzerine attığı bir avuç toprak”tır.) adı seçildi. Bundan sonra, Türkiye’de Pentagram, yurt dışında ise Mezarkabul adıyla yer anılacaklardı. Albüm; We Come From Now Here, In Esir Like An Eagle, Unspoken, Lions In A Cage, For The One Unchancing, Mezarkabul (Enstrümantal), Take My Time, Pain, Puratu, This Too Will Pass ve For Those Who Died Alone (Enstrümantal) şarkılarından oluşuyordu. 2002 yılında ise, daha önceden karar verdikleri Türkçe sözlü albüm, Böcek Yapım ile “Bir” adı altında albüm raflarındaki yerini aldı. Albümde; Tigris (Enstrümantal), Bir, Şeytan Bunun Neresinde, Bu Alemi Gören Sensin (Aşık Veysel Cover), Mezarkabul (Enstrümantal), Sır, Kam (enstrümantal), Ölümlü ve F.T.W.D.A. (Enstrümantal) şarkıları yer alıyordu. Tamamen Türkçe sözlü olan bu albümle birlikte grup yine bir ilke imza attı. Yeni albümle birlikte çeşitli konserlere ve televizyon programlarına çıkan grup, bir süre sonra derin bir sessizliğe girerek Pentagram hayranlarını üzdü. Piyasada ve Pentagram severler arasında, “grup dağıldı” diye çeşitli söylentiler yayılıyordu. Grup üyelerinin hiçbirinden net bir açıklama da gelmediği için birçok hayran grubun dağıldığını düşünüyordu.
Grup elemanları bu arada farklı işlerle yaşamlarını devam ettiriyorlardı. Cenk Ünnü, kendisine ait olan Pena Müzik Evi’ni işletiyordu. Hakan Utangaç, piyasadaki pek çok müzisyenin video klip yönetmenliğini üstleniyor, grafik tasarımla ilgileniyor; diğer üç elemansa müzik piyasasında kişisel çalışmalarıyla yollarına devam ediyorlardı. Tarkan Gözübüyük, prodüktör olarak; Murat İlkan, Cem Köksal’a vokalist olarak ve Metin Türkcan ise; hem Şebnem Ferah’ın, hem de Ogün Sanlısoy’un solo gitaristliğini üstlenerek müzik piyasasındaydılar. Grup adına ise bir gelişme göze çarpmıyor ve haddinden fazla uzun süren bu sessizlik, Pentagram hayranlarını iyice üzüyordu.
2006 yılının sonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında verilmesi planlanan üç konser için, Pentagram tekrar stüdyoya kapanarak provalara başladı. En şaşırtıcı gelişme ise, eski bir Pentagram üyesi olan Demir Demirkan’ın yeniden gruba dahil olması ve provalara da diğer üyelerle birlikte katılmasıydı. Ama gruba tekrar döneceği düşünülen Demir Demirkan’ın grupta kalmayacağı açıklandı.
HAKAN UTANGAÇ (GİTAR&VOKAL)
Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri… Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar.
1965 yılında İstanbul’da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram’ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışmasına imza attı.
TARKAN GÖZÜBÜYÜK (Bas Gitar & Vokal)
1970 yılında Erzurum’da doğdu. İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa’ya taşındı. Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı. 1995 te Özlem Tekin, 1996 da Şebnem Ferah, 1997 de Aşkın Nur Yengi albumlerinde müzik yönetmenliği yaptı.
MURAT İLKAN (Lead Vokal)
1971′de İzmir Karşıyaka’da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) İlkokulunda, Ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan Bölümüne devam etti. 1986′da İstanbul’a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi’ni bitirdi… Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu’dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı Müziği ve Klasik Türk Müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987′de SAWDUST grubunu kurdu. Toplulukla konserler verdi. TRT Altın Anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adlı grupla dört yıl çeşitli klüplerde çalıştı. 1995′te Pentagram’a katıldı. 1996′da grubun üçüncü albümü Anatolia’yı ve 2001′de grubun dört, beş ve altıncı albümleri olan Popçular Dışarı (Konser), Unspoken ve Bir adlı albümleri seslendirdi.
METİN TÜRKCAN (Gitar & Vokal)
1971 Karabük’te doğdu. İlk ve orta okulu Karabük’te, orta 3. sınıfı Kadıköy Anadolu’da okudu. İstanbul Üniversitesi Dericilik 2. sınıftan ayrıldı. 86′da Metafor grubunu kurdu.Murat İlkan ve Aykan İlkanla Beraber Cheroke grubunda çalmıştır yani bugünki Pentagram daki beraberlik ogünlere dayanmaktadır Bu gruptan sonra “Disgrace” diye bir grupta yer almıştır ve bu grupla birlikte “Discrazy” isimli bir albüm çıkartmışlardır.. Çok iyi bir rock gitaristidir..
“Pentagram”‘ın “Trail Blazer” albümünde çalmıştır ve “Unspoken”‘da uzun bi aradan sonra tekrar çalmıştır.. Geçtiğimiz yıl Alt Kemancı’da Pentagram’la birlikte uzun bir dönem sahne almışlardır ve ayrıca çeşitli yerlerde konserler vermişlerdir..
Özlem Tekin’in “herkes şanslı doğmuyor” adlı şarkısınının muhteşem düzenlemesi de Metin Türkcan’a aittir..
Rammstein - Wilder Wein
Mayıs 3, 2008 on 7:12 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsWilder Wein
Wilder wein - vor deinem schloss
Wilder wein - ich bin bereit
Man meldet ankunft - nur fur den konig
Gott steh mir bei - und offne deine tore
Wilder wein - und ganz langsam
Wilder wein - so warm und feucht
Wilder wein - vor deinem schoss
Wilder wein - es steht geschrieben
Tief im wasser - kreuzt man nicht
Doch meine lust - verlacht die flugel
Wilder wein - wie eine taube
Wilder wein - so nass und heiss
Wilder wein - vor diesem dunkel
Wilder wein - von licht geheilt
Es bleibt verborgen - sonst konnten wir uns wehren
Ich warte auf dich - am ende der nacht
Wilder wein - nur eine traube
Wilder wein - und bitter wie schnee
Ich warte auf dich - am ende der nacht
Rammstein - Weisses Fleisch
Mayıs 3, 2008 on 3:12 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsWeisses Fleisch
Du auf dem schulhof
Ich zum toten bereit
Und keiner hier weiss
Von meiner einsamkeit
Rote striemen auf weisser haut
Ich tu dir weh
Und du jammerst laut
Jetzt hast du angst und ich bin soweit
Mein schwarzes blut versaut dir das kleid
Dein weisses fleisch erregt mich so
Ich bin doch nur ein gigolo
Dein weisses fleisch erleuchtet mich
Mein schwarzes blut und dein weisses fleisch
Ich werd immer geiler von deinem gekreisch
Der angstschweiss da auf deiner weissen stirn
Hagelt in mein krankes gehirn
Dein weisses fleisch erregt mich so
Ich bin doch nur ein gigolo
Mein vater war genau wie ich
Dein weisses fleisch erleuchtet mich
Jetzt hast du angst und ich bin soweit
Mein krankes dasein nach erlosung schreit
Dein weisses fleisch wird mein schafott
In meinem himmel gibt es keinen gott
Dein weisses fleisch erregt mich so
Ich bin doch nur ein gigolo
Dein weisses fleisch erleuchtet mich
Mein vater war genau wie ich
Dein weisses fleisch erregt mich so
Ich bin ein trauriger gigolo
Dein weisses fleisch erleuchtet mich
Rammstein - Te Quiero Puta!
Mayıs 3, 2008 on 5:10 am | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments Te Quiero Puta! Hey amigos . . .
Adelante amigos . . .
Vamos vamos mi amor
Me gusta mucho tu sabor
No no no no tu corazón
Mucho mucho tu limón
Dame de tu fruta
Vamos mi amor . . .
Te quiero puta!
Te quiero puta!
Ay que rico
Ay que rico un dos tres
SÃ te deseo otra vez
Pero no no no tu corazón
Más más más de tu limón
Querido
Dame de tu fruta
Dame de tu fruta
Vamos mi amor . . .
Te quiero puta!
Te quiero puta!
Ay que rico
Entre tus piernas voy a llorar
Feliz y triste voy a estar
Feliz y triste voy a estar
Más más más por favor
Más más más sà sà señor
Más más más por favor
Más más más sà sà señor
No me tengas miedo
No te voy a comer
Más más más por favor
Más más más sà sà señor
Sà sà señor
Te quiero puta!
Te quiero puta!
Dámelo dámelo
Rammstein - Stripped
Mayıs 2, 2008 on 9:09 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsStripped
Come with me
Into the trees
We’ll lay on the grass
And let the hours pass
Take my hand
Come back to the land
Let’s get away
Just for one day
Let me see you
Stripped
Metropolis
Has nothing on this
You’re breathing in fumes
I taste when we kiss
Take my hand
Come back to the land
Where everything’s ours
For a few hours
Let me see you
Stripped
Let me hear you
Make decisions
Without your television
Let me hear you speaking
Just for me
Let me see you
Stripped
Let me hear you
Make decisions
Without your television
Let me hear you speaking
Just for me
Let me see you
Stripped
Şebnem Ferah - Sil Baştan
Nisan 20, 2008 on 10:51 pm | In Türçe Şarkı sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments->
Sil Baştan
Gücün var mı sevgilim
Derin sularda inci tanesi aramaya
Cesaretin kaldıysa
Hala benle aşktan konuşmaya
Söyle canım sevgilim
Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi
Yorgun gibi bir halin var
Duyguların karışık olabilir mi
Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak [2x]
Sanki bugün son günmüş gibi
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben
Her ne çıkarsa yoluma
Selam verip yürümek istiyorum ben
Sil baştan sevmek gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak [2x]
Söz: Şebnem Ferah
Müzik: Şebnem Ferah
Albüm: Perdeler
Şebnem Ferah - Sigara
Nisan 20, 2008 on 8:50 pm | In Türçe Şarkı sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsSigara
Aslında ben de isterim
Emeklemeden koşmayı
Güzel elbiselerle
Makyaj yapıp dolaşmayı
Aslında ben de isterim
Düşünmeden konuşmayı
Küçük bir oyun içinde
Önemli kişi olmayı
Aklımdan geçen sözler
Kalbimden gelen sesler
Hepsi bir orman oldu
Bir kibritle yokoldu
Ben sigara dumanının altında
Yana yana en sonunda kül oldum
Sen kibritin hiç yanmayan ucunda
Birinin hayatından geçmiş oldun
Aslında ben de isterim
Emeklemeden koşmayı
Güzel elbiselerle
Makyaj yapıp dolaşmayı
Aslında ben de isterim
Düşünmeden konuşmayı
Küçük bir oyun içinde
Önemli kişi olmayı
İyi dostlar biriktirdim
Hepsi ailem oldu
Küçük bir aşk yetiştirdim
Düzene yenik düştü
Ben sigara dumanının altında
Yana yana en sonunda kül oldum
Sen kibritin hiç yanmayan ucunda
Birinin hayatından geçmiş oldun
Şebnem ferah - Mayın Tarlası
Nisan 19, 2008 on 1:54 pm | In Türçe Şarkı sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsMayın Tarlası
Mayın tarlasında dolaşıp durmuşum aşk sanıp da
Herkes arkamdan bağırmış kimseyi duymamışım
Savaş filmlerinde olur ya yaralı yaralı devam etmişim
Sonuna kadar aşk ya yanımdasın sanmışım
Mayın tarlasında yürüyüp durmuşum aşk sanıp da
Tel örgülerde durmamış bir delikten geçmişim
Her şey bana dur demiş kulağım darbe almış duymamışım
Sonuna kadar aşk ya sadece inanmışım
Koşmuşum düşmüşüm kalkmışım
Sevişmek sevmekten gelir inanmışım
Elimden tuttuğunda öyle bir güvenmişim ki
Bize bir şey olmaz sanmışım
Mayın tarlasında bir adam sevmişim aşk sanıp da
Soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım
Aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim
Sonunda bedenim sağlam bulunmuş yüreğim paramparça
Şebnem Ferah - Korkarak Yaşıyorsan
Nisan 18, 2008 on 11:49 pm | In Türçe Şarkı sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsKorkarak Yaşıyorsan
Öyle bir hayat yaşadım ki
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki Söz ver kendine
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yanlızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan anladım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki Söz ver kendine
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yanlızca hayatı seyredersin
Söz: -
Müzik: Şebnem Ferah
Albüm: -
Şebnem Ferah - Kalbim
Nisan 18, 2008 on 10:43 pm | In Türçe Şarkı sözleri, Şarkı Sözleri | No CommentsKalbim
Siyah beyaz bir film gibiydin herkes uyurken izlediğim
Sevgilim benim çok özledim
Her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
Dergi sayfalarında hiç gidemediğim
Bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
En çok sevdiğim şarkıydın herkesten çok sevildin
Sevgilim benim çok özledim
Ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım
Bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS. ^Top^
23 queries. 0.648 seconds.
Powered by WordPress with jd-nebula theme design by John Doe.