Biyografi :> The Cure

Mayıs 8, 2008 on 5:43 pm | In Biyografi, Yabancı Rock Grupları | No Comments

The Cure; “Easy Cure” adıyla; Crawley, Sussex’de ki St Wilfrid’s Comprehensive okulunda öğrenci olan Robert Smith (solist) ve okul arkadaşları, Michael Dempsey (bas) ve Laurence ‘Lol’ Tolhurst’dan (davul) oluşan bir ekiple 1976 yılında kuruldu. Punk’ın ilk alevlendiği yıllarda grup kendine uygun bir çıkış yolu bulduğunda,

Albert-Camus’den esinlendikleri ‘Killing An Arab’ın da içinde olduğu albüm “The Peel Session”ı bağımsız bir plak şirketi olan Small Wonder Records’tan 1978 yılının ortalarında yayınladı. Bu parçayla grup; prodüktör ve Fiction Record’un müdürü Chris Parry’nin dikkatini çekmeyi başardı.

1979 yılının Mayıs ayında grup; özellikle 60’lı yılların Brit ritmlerinin bulunduğu ‘Boy’s Don’t Cry’la bir çok müzik eleştirmeninden olumlu eleştiriler almaya başardı. Bir sonraki albüm “Three Imaginery Boys” da aynı olumlu eleştirileri alınca grup; Siuoxsie and The Banshees’le birlikte albümü tanıtmak amacıyla düzenlenen bir konser verdi. Ayrıca bu organizasyona Smiths’de katıldı. Bir başka güçlü çıkış yapan single ‘Jumping Someone Else’s Train’ bağımsız listelerde çok başarılı olurken, uluslararası listelere girmeyi kıl payı kaçırdı.

‘Cult Heroes’ adıyla çıkış yapan ‘I’m A Cult Hero’ single’ı yeterli ilgiyi bulamadı ve single’ın yayınlanmasından sonra basçı Michael Dempsey gruptan ayrıldı. Dempsey’in yerine çok kısa bir süre grupta kalıp daha sonra ayrılan ve gruba Robert Smith’in davetiyle tekrar 1985 yılının 20 Haziran’ında katılan, Simon Jonathan Gallup geçti. (16 Kasım 1979) Bu sırada gruba klavyeci Mathieu Hartley’de katıldı. 1980 yılının baharında Cure, bir rock grubundan çok bir pop grubu kadar para kazanmaya başladı.

“Seventeen Seconds” albümlerinden çıkardıkları; 12 inch’lik single ‘A Forest’ grubun ilk kez İngiltere Top 40’a girmesini sağlarken ikinci güçlü çıkış yapan minimalist bir klasik olan albüm ‘17 Seconds’la grup; Top 20’ye girmeyi başardı. Cure’un çalışmaları; düzenli olarak müzik listelerinin alt seviyelerinde yer almaya başladı. 1981 yılında çıkardıkları “Faith” albümlerinden piyasaya çıkan ‘Primary’, ‘Charlotte Sometimes’ ve ‘Faith’ single’larıyla bulundukları pozisyonu pekiştiren grup, bir sonraki yıl için, yeni çalışmalarının izini sürmeye başladı.

Grubun “Pornography”le yaptığı hamle İngiltere Müzik Listeleri’nde ki yerlerini tehdit etmeye başladı. Fakat bunun yanında grubu ilgilendiren daha önemli problemler de vardı. 1982 yılında; klavyeci Hartley ve bir diğer yeni eleman olan Gallup gruptan atıldı. Yerlerine Phil Tornalley ve Steve Gouldin geldi. Bu sırada Smith geçici bir süreliğine, John McGeogh’un yerine Siouxie and The Banshees’e katıldı. Aynı zamanda grubun ‘Dear Prudence’ adlı parçasına da gitarıyla eşlik etti. Smith, daha sonra Banshees’den Steve Severin ve Jeanette Landray’la Glove’da bir kez daha çalışma imkanı buldu.

1982 yılının Mayıs ayında İngiltere Müzik Lisyelerin’de ilk ona giren albümleri “Pornography” çıktı. Bu sırada albümden ‘The Hanging Garden’ singleları piyasaya çıktı. Ve Simon Gallup gruptan ayrıldı. Gallup’un gruptan ayrılmasıyla Smith, grubun biraz zamana ihtiyacı olduğunu farketti.

Bütün bunlar olup biterken The Cure, albüm çalışmalarına devam etti ve 1983 yılında “Japanese Whispers” adlı albüm piyasaya çıktı. Bu albümden çıkan ve elektronik bir alt yapıya sahip olan ‘The Walk’ single’ı İngiltere Top 20’ye başarılı bir giriş yaptı. 4 ay sonra grup ‘Love Cats’ adlı parçalarıyla ilk ona girmeyi başardı. 1984 yılında bir Cure albümü olarak piyasaya çıksa da aslında Robert Smith’in albümdeki hemen hemen bütün enstrümanları çalmış olduğu “The Top” piyasaya çıktı. Albüm, İngiltere Müzik Listeleri’ne ilk ondan giriş yaptı. Albümden çıkan ‘The Caterpillar’ ise listelerde ilk 20’de yer aldı. “The Top”un turnesinde Cure; davulda Andy Anderson, basta Phil Tornalley, ve gitarda Porl Thompson’dan oluşan bir ekipti. Fakat bazı sebeplerden dolayı turne sonunda Andy Anderson ve Phil Tornelley gruptan ayrıldı. Onların yerine bateride Boris Williams ve gitarda Simon Gallup geçti.

Cure; sadece eklektik ve alışa gelmişin dışında bir müzik yapmakla kalmayıp, yaptıkları bu yeniliklerle çok geniş bir dinleyici kitleside kazanmış oldu. Smith’in ağır göz makyajı, koyu kırmızı ruju ve dağınık saçları; Tim Pope’un grubun parçalarına çektiği klipler kadar dikkat çekiciydi. 1985 yılında grup, o zamana kadar çıkarmış olduğu en başarılı albümü piyasaya sürdü. “The Head On The Door”. Albümden çıkan en başarılı single ‘In Between Days’ oldu. Bu single’ı ‘Close To Me’ takip etti.

Daha önce çıkarmış oldukları singlelarının toplaması olan “Staring At The Sea”yi piyasaya sürdüklerinde grup, bu piyasada kalıcı olduklarının altını bir kez daha çizmiş oldu.

The Cure 1987 yılında Güney Amerika Turnesi’ne çıktı ve burada İngiltere Müzik Listelerin’de Hit Olacak parçaları ‘Why Can’t I Be You’, ‘Catch’ ve ‘Just Like Heaven’ı çıkardı. Bu parçalar çıkardıkları son double albüm “Kiss Me, Kiss Me, Kiss Me”nin içindeydi, aynı zamanda bu albüm İngiltere Müzik Listeleri’nde ilk 40’a girdi.

1988 yılında “The Imaginary Years” adında bir Cure belgeseli piyasaya çıktı. İki yıl aradan sonra grubun “Disintegration” albümü piyasaya çıktı. Smith’in artık ölmek üzere olan bazı şarkı sözleriyle hazırlanan parça İngitere Listeleri’nde 3 numaraya kadar yükseldi. Bu sırada grup bazı single’larını piyasaya sürmeye devam etti. Bu single’lar; ‘Lullaby’, ‘Lovesong’, ‘Pictures Of You’ydu. Bu single’lardan “Lullaby” için çekilen klip, o yıl düzenlenen Brit Ödülleri’nde en iyi klip ödülünü aldı. Single’lar ve albümler piyasaya çıkmaya devam ederken grup üyeleri de değişmeye devam ediyordu. Grubun kuruluşunda yer alan ‘lol’ adıyla tanınan, davulcu Laurence Andrew Tolhurst gruptan ayrıldı. Cure Amerika’da verecekleri konserlere devam edeceklerini açıklarken, Robert Smith artık grubun vereceği konserlerde bulunmayacağını söyledi.

1990 yılında; grubun daha önce çıkardığı parçalarının remixlenmiş ve yeniden kaydedilmiş versiyonlarının yer aldığı “Mixed Up” adındaki double cd piyasaya çıktı.

1991 yılında Cure, Brit Ödülleri’nde en iyi İngiliz grup ödülünü aldı.

Cure 1992 yılında, Robert Smith, Gallup, keyboard ve gitarda Perry Bamonte, gitarda Porl Thompson ve davulda Boris Williams’dan oluşan bir ekiple “Wish” albümünü çıkardı. Bu albümle Cure, bir kez daha dünyanın en başarılı gruplarından biri olduğunu ispatladı. Albüm, İngitere Müzik Listeleri’ne 1 numaradan, Amerika Müzik Listeleri’ne ise 2 numaradan giriş yaptı. Albümden bir çok müzik eleştirmeni tarafından Cure’un en başarılı single’ları olarak nitelendirilen ‘High’, ‘Friday I’m In Love’ ve ‘A Letter To Elise’ çıktı. Bu albüm için verdikleri konserler “Live” albüm olarak piyasaya çıktı ki bunlardan bir tanesi çok sınırlı sayıda piyasaya çıkan “Paris” konserleriydi.

Haziran 1993’de “Wish” albümünün tanıtım turnesi’nin ardından, Paul Stephen Thompson gruptan ayrıldı. Thompson; ailesiyle daha fazla vakit geçirmek ve uzun yıllar Cure için yaptığı sanatsal çalışmalara ağırlık vermek istediği için gruptan ayrıldı.

Bütün bunlar olurken Cure; “The Crow” filminin soundtrack’i için ‘Burn’ adlı parçayı kaydederken; Jimi Hendrix’in tribute albümü “Stone Free” için ‘Purple Hazel’ın tekrar keydını yaptı. Bu sırada gruptan daha önce ayrılan Tolhurst; Robert Smith’e, gruba ve plak şirketi Fiction Records’a haklarının ödenmediğini söyleyerek dava açtı. Davayı Tolhurst kazandı ve yüklü bir tazminatla mahkemeden ayrıldı. Dava sürerken, baterist Boris Williams gruptan ayrıldı ve yerine Jason Cooper girdi. Cooper’la birlikte gruba keyboardçu Roger O’Donnel’da tekrar katıldı.

1995 yılında Cure “Judge Dredd” filminin soundtrack’i için ‘Dredd Song’u kaydetti. Grup; XFM’e verdiği desteği de David Bowie’nin ‘Young Americans’ parçasını tekrar seslendirerek gösterdi. Grup aynı yıl üçüncü kez Glastonbury Festivali’ne katıldı.

Festival’den sonra grup; 1996 yılının Mayıs ayında piyasaya çıkacak olan “Wild Mood Swings” albümünün çalışmaları için stüdyo olarak kullandıkları Jane Seymour’a ait malikaneye döndü. Bu albüm çıktığında grupta yer alan üyeler; Robert Smith, Perry Bamonte, Simon Jonathan Gallup, davulda Jason Cooper ve keyboard’da Roger O’Donnell’dı. Albümden, ‘The 13th’, ‘Mint Car’, ‘Strange Attraction’ ve ‘Gone’ adlı single’lar çıktı. Grup albümün tanıtımı için dünyanın çeşitli yerlerinde 100’den fazla konser verdi.

1997 yılının Ocak ayında Robert Smith, çocukluk yıllarının idolü olan David Bowie’nin 50. Yaşgünü için New York’ta - Madison Square’de düzenlenen partiye davet edildi ve sahnede idolüyle bir parça seslendirdi.

Aynı yıl, grubun single’larının toplandığı “Galore” adlı toplama albüm piyasaya çıktı. Albümde ‘Wrong Number’ adlı bonus bir parça da yer alıyordu.

1998 yılında Robert Smith South Park’ın bir bölümünde; dünyayı Mecha Streisand adlı bir şeytandan kurtaran tip rolünde yer aldı. Ayrıca bir Trey Parker/Matt Stone filmi olan “Orgazmo” için ‘A Sign From God’ adlı parçayı kaydetti. Cure ayrıca, Depeche Mode’un tribute albüm için ‘World In My Eyes’ adlı parçayı kaydetti. X-Files’ın albümü için de ‘Something More Than This’ adlı parçayı kaydetti.

Avrupa’nın çeşitli yerlerinde gerçekleşen 12 Festivale katıldıktan sonra grup, Jane Seymour’a ait olan malikaneye geri döndü. 1999 yılında albümün kayıtlarını tamamlayan grup “Bloodflowers”ı piyasaya sürdü.

Rammstein - Benzin

Nisan 23, 2008 on 8:43 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments

Benzin

Ich brauche zeit, kein heroin,
Kein alkohol, kein nikotin
Brauch keine hilfe, kein koffein
Doch dynamit und terpentin
Ich brauche ol fur gasolin
Explosiv wie kerosin
Mit viel oktan und frei von blei
Einen kraftstoff, wie benzin!

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Brauch keinen freund, kein kokain
Brauch weder arzt, noch medizin
Brauch keine frau, nur vaseline
Etwas nitroglyzerin
Ich brauche geld fur gasolin
Explosiv wie kerosin
Mit viel oktan und frei von blei
Einen kraftstoff, wie benzin!

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Gib mir benzin!

Es flie�t durch meine venen
Es schläft in meinen tränen
Es läuft mir aus den ohren,
Herz und nieren sind motoren

Ja!
Benzin!

Willst du dich von etwas trennen,
Dann musst du es verbrennen,
Willst du es nie wiedersehen,
Lass es schwimmen in benzin

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Ich brauch benzin
Ja, benzin
Gib mir benzin

Pink Floyd - Vera

Mart 4, 2008 on 5:40 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments

Vera

Does anybody here remember vera lynn?
Remember how she said,
That we would meet again,
Some sunny day.

Vera!, vera!
What has become of you?
Does anybody else in here feel the way i do?

Greenday - 16

Şubat 19, 2008 on 4:05 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments
Every night I dream the same dream
Of getting older all the time
I ask you now, what does this mean?
Are these problems just in my mind?
Things are easy when you are a child
But now these pressures have dropped on my head
The length I've gone are just long miles
Would they be shorter if I were dead
Every time I look in my past
I always wish I was there
I wish my youth would forever last
Why are these times so unfair
Look at my friends and see what they've done
Ask myself why they had to change
I like them better when they were young
Now all these times are rearranged
I look down and stand there and cry
Nothing ever will be the same
The sun is rising, now I ask why?
The clouds now fall and here comes the rain

Metallica - Breadfan

Şubat 10, 2008 on 8:55 pm | In Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Sözleri | No Comments

Breadfan

Breadfan
Open up your mind
Open up your purse
Open up your bones
Never, never gonna lose it

Breadfan
Take it all away
Never give an inch
Gotta make a mint
Gotta make me a million

Breadfan
You got it wrong
Some long time friend’s gonna lose it
In the end who’s a fool

Seagull
Give it all away
Stay a bird
Stay a man
Stay a ghost
Stay what you wanna be

Loser
Give it all away
Never stay with the winner
With the man
With all the filthy money

Come on
Keep it on the side
With a ride
On a record on the top
If you’re gonna be a bad boy

Breadfan
You got it wrong
Some long time friend’s gonna lose it
In the end who’s a fool

Seagull
Give it all away
Stay a bird
Stay a man
Stay a ghost
Stay what you wanna be

Breadfan
Open up your mind
Open up your purse
Open up your bones
Never, never gonna lose it

Breadfan
Take it all away
Never give an inch
Gotta make a mint
Gotta make me a million

Breadfan
You got it wrong
Some long time friend’s gonna lose it
In the end who’s a fool

Seagull
Give it all away
Stay a bird
Stay a man
Stay a ghost
Stay what you wanna be

Duman - Masal

Ocak 29, 2008 on 7:13 pm | In Türçe Şarkı sözleri | No Comments

Masal

Biri basmış seksene
Ötekisi doksanbeş
Aga böyle olmaz ki
Koca millet harcanmaz ki vay

Biri arap tayfası
Ötekisi gavur mandası
Aga böyle olmaz ki
Koca millet aldanmaz ki vay

Biri sağdan
Biri soldan asılınca
Biri yasaya
Biri kasaya karışınca

Evvel zaman içinde masal olduk
Masal olduk yine
Söz: -
Müzik: -
Albüm: Belki Alışman Lazım

Duman - İstanbul

Ocak 29, 2008 on 7:11 pm | In Türçe Şarkı sözleri | No Comments

İstanbul

Bu şehir rakıyla yaşar
Bu şehir cigarayı çeker
Bu şehir gündüzü yaşar
Bu şehir her geceyi sever

Bu şehirin adamı söver
Bu şehir kadınını döver
Bu şehir kanımızı emer
Bu şehir için ölmeye değer
İstanbul elinden öper
Söz: -
Müzik: -
Albüm: Eski Köprünün Altında

Duman - Haberin Yok Ölüyorum

Ocak 29, 2008 on 7:08 pm | In Türçe Şarkı sözleri | No Comments

Haberin Yok Ölüyorum

Bakma bana öyle derin
İşim olmaz senle benim
Hiç bu kadar sevilmedin
Gözlerinden okuyorum
Haberin yok ölüyorum

Sorma bana nerelisin
Ne içersin ne giyersin
Derdim sana derman olsun
Ben gönülden okuyorum
Haberin yok ölüyorum

Azdı yine deli gönül
Üzerine geliyorum
Geçti yine boş bir ömür
Gözlerinden öpüyorum
Haberin yok ölüyorum

Haberin yok ben ölüyorum
Sen gelirken ben gidiyorum
Dermanım yok ben ölüyorum
Ayrılırken ben içiyorum
Söz: -
Müzik: -
Albüm: Belki Alışman Lazım

Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS. ^Top^
23 queries. 0.405 seconds.
Powered by WordPress with jd-nebula theme design by John Doe.