Biyografi :> Pentagram ( MezarKabul )

Mayıs 4, 2008 on 8:35 pm | In Biyografi, Türk Rock Grupları | No Comments

Pentagram’ın temelleri, Hakan Utangaç, Cenk Ünnü ve Kenan Bozoğlu tarafından 1984 yılında Bursa’da kurulan Thunders’ adlı lise grubu ile atılmıştır. 1986 yılında Kenan Bozoğlu’nun ayrılmasının ardından Cenk Ünnü ve Hakan Utangaç Pentagram adı ile çalışmalarına devam etmişlerdir.
Pentagram’ın temellerinin atıldığı bu dönemde, Hakan Utangaç gitar ve vokal, Cenk Ünnü davul ve Kaan adlı bir arkadaşları da bir süre bas gitar çalmıştır.

1987 yılında bas gitarda Tarkan Gözübüyük ve solo gitarda Ümit Yılbar’ın katılımıyla Pentagram grubunun ana kadrosu şekillenmiştir.

Grup, ilk ciddi sahne deneyimini İstanbul Bağcılar’da bir düğün salonunda yaşadı. Buradaki konserde yaklaşık 200 kişilik bir izleyici grubuna seslenildi. Sahneyi, vokalistliğini Gökhan Semiz’in (Grup Vitamin vokalisti) üstlendiği AC/DC tarzında müzik yapan bir grupla paylaşmışlardı. Pentagram’ın bu konserde 5 tane şarkı çalması planlanmıştı. Ancak, henüz beşinci şarkıya gelinmeden masalar, sandalyeler kırıldı. Türkiye ilk kez Thrash Speed Metal müzikle tanışıyordu. Bu coşku içinde düğün salonunda kırılmadık masa, sandalye vs. kalmadı. Konser bittikten sonra Pentagram üyeleri, düğün salonundaki hasardan dolayı oluşan zararı da karşılamak zorunda kaldılar. Daha sonra Moda Sinemasında bir konser daha verir grup. Şimdi de kulanılan pentagram logosu bu konserin afişi için Hakan Utangaç tarafından elle çizilmişir. Bu konser sonrasında oluşan hasarı yine Pentagram ve konserde bulunan diğer gruplar üstlenir ve sinema bir ay sürecek tadilat dönemine girer. Kimileri Cenk’in davulunun rehin bırakıldığını bile söylemektedir. Bu konser daha sonra “Efsane Moda Konseri” olarak hafızalara kazınır.

“O yıllarda şimdiki kadar rock - metal dinleyen insanlar çok çok azdı. Öyle 14 - 15 kişi bir araya gelip beraber müzik dinlerdik, müzik yapmaya çalışırdık genellikle. Bakırköy tayfası, Avcılar tayfası gibi kodlamalar vardı. Üstümüze o zamana göre çok ters sayılacak şeyler giyerdik; bilekliklerimizi kendimiz hazırlardık Mercan’dan piramitler alıp. Çok laf yedik, tepki çektik. Öyle bir dönemdi, hatta kolsuz tişört giymenin bile homoseksüellik sayıldığı yıllardı. Sonra Rambo çıktı da insanlar alıştılar buna. 80′ler güzeldi ama Türkiye için zor yıllardı. Dünyada da heavy metalin sıçrama yaptığı, enstrümanların kalitesinin arttığı heavy metalin en güzel günlerini yaşadığı dönemlerdi. Türkiye’de, darbe sonrası yasakların olduğu, insanlara yapılan baskıların getirmiş olduğu stres ve zorlukları yaşadık bizler. Öyle bir nesil olarak yetiştik…
Murat İlkan
Murat İlkan

İlk konserimizi Bağcılar’da verdik bir düğün salonunda. O zamanlar eski Vitamin grubunun solisti Gökhan vardı (Allah rahmet eylesin, trafik kazasında öldü.) İşte, onun vokal yaptığı şu an ismini hatırlayamadığım AC/DC tarzında Türkçe sözlü müzik yapan bir gruba konuk olduk. 5 parça çalıp inecektik ama biz daha 5. parçaya gelemeden birden her şey yıkıldı salonda. Sandalyeler, masalar, her şey kırıldı. Türkiye’de verilen ilk speed metal konseriydi ve yaklaşık 150 - 200 kişi koskoca düğün salonunu yıkmıştı. Daha sonra düğün salonun sahibi geldi “ne oluyor” filan dedi. Yine biz ödemek zorunda kaldık kırılanların masraflarını…”

Bu dönemde, Pentagram, ilk albümlerini çıkarmak için çalışmalara başlamıştı. Açık Hava Tiyatrosu’nda verdikleri konser sonrası, solo gitarist Ümit Yılbar grupla yollarını ayırdı. Yeni bir solo gitarist arayışına giren grup, Ümit Yılbar’dan boşalan yere, solo tekniği çok gelişmiş olan Murat Net’i getirdi. Kadro tamamlandıktan sonra, albüm kayıtlarına başladılar. Albümün kayıt aşaması yaklaşık 10 ay sürdü. 1990 yılında, NEPA Müzik etiketiyle Pentagram albümü müzik piyasasındaki yerini aldı. Grup, yurtdışında da adından söz ettirebilmeyi hedefliyordu; bu nedenle albümdeki şarkıların tamamı İngilizce sözlüydü. Albümün kapak tasarımı ise yarışma sonucu belirlenmişti. Yarışmaya katılan 120 adet kapak resminin arasından, Tunç Örer isimli katılımcının eseri olan bir suluboya çalışma, kapak resmi olarak seçilmişti. Albümde; Intro (Wreck), Rotten Dogs, Mephistopheles, Metal Not Dead, Los Magandos, Asharoth, Bloody Gilliotine, Powerstage, Dimensions Of Death, Pentagram ve Deceptive Bells şarkıları yer alıyordu. Özellikle, Rotten Dogs ve Powerstage şarkıları hit oldu. Powerstage şarkısı, Pentagram severlere ithaf edilmişti ve kurulan hayran kulübüne “Powerstage” adı verilmişti. Albüm satışları çok iyi gitmeye başladı. İlk olarak 5.000 adet basılan albüme olan yoğun talepten dolayı albümün ikinci basımı da yapıldı. Yaklaşık 30.000 adet satan albüm, metal müzik tarzında bir rekora imza atmıştı.

Grup, bu ilk albümle birlikte birçok konsere çıktı. Bu konserler de çok başarılı geçiyordu. Konser kayıtlarından oluşan bir albüm çıkarma fikri oluştu ve çok geçmeden bu fikir, meyvesini de verdi. Konser kayıtlarından oluşan “Live At The Trail” albümü yayınlandı. Bu albümde, vokalistliğe Bartu Topbaş ve solo gitardan ayrılan Murat Net’in yerine de, yine bu işte ustalaşmış bir isim olan Demir Demirkan’ın geldiğini görüyoruz. Albüm kapağında, Pentagram logosunun altında dikenli teller ve Mosh işareti yapan Pentagram severlerin resmi vardı. Bu albümde ise; Trail Blazer (enstrümantal), Rotten Dogs, Peace Sells (Megadeth cover’ı), Mephistopheles, Brain On The Wall (Los Magandos isimli şarkının devamı niteliğinde), Rotten Dogs (Kolombiya’da bir rock programının yayınında Pentagram anlatılıyor ve sonrasında Rotten Dogs çalıyor), Anarchy in the UK (Sex Pistols cover’ı), Powerstage şarkıları yer alıyordu.

Pentagram, birçok konser verdikten sonra, 1992 yılında Nuclear Blast firması etiketiyle Trail Blazer albümüyle müzik piyasasındaki yerini aldı. Grup, bu albümün hazırlıklarına başlamadan tekrar kadro değişikliğine gitti ve İsveç’e giden Bartu’nun yerine vokalist olarak Ogün Sanlısoy getirildi. İlk albümde olduğu gibi, bu albümde de şarkıların hepsi İngilizce sözlüydü. Bu albümle birlikte grup kendi stillerini müzik piyasasına iyice benimsetmeye başlamıştı. Albümün kapak tasarımı bu sefer daha sadeydi. Tasarımda sadece alışılmış Pentagram logosu ve albüm ismi yer alıyordu. Albümde; Secret Misile, Living On Lies, Trail Blazer (enstrümantal), Vita Es Morte, Fly Forever, Time Bomb, Over The Line, The Planet, Brain On The Wall, No One Wins The Fight, Vita Es Morte (Live) ve Powerstage (Live) şarkıları yer alıyordu. Bu albümde işlenen genel tema, anti-militarizm; dünyadaki kötü gidişe ve savaşlara karşı isyan etme fikriydi. Yeni albümle birlikte yine birçok konsere çıktılar.

1995 yılında Demir Demirkan gruptan ayrılarak ABD’ye gitti. Sonrasında ise vokalistliği yürüten Ogün Sanlısoy, solo albüm çalışmaları yapmak istediği için gruptan ayrıldı. Vokale Sawdust ve Cherooke gruplarında solistlik yapmakta olan Murat İlkan getirildi. Bu sırada, 2 senelik bir ayrılığın ardından Demir Demirkan gruba geri döndü.

Pentagram, yeni bir albüm çıkartmak istiyordu ve bunun için Türkiye’de faaliyet gösteren Raks Müzik firmasıyla iki adet albüm hazırlamak için anlaşma imzalandı. Raks Müzik stüdyosunda albüm hazırlıklarına başlandı. Hazırlanan albümün mix’lerini Charles Turkmen yaptı. Steve Smart isimli bir başka yapımcı ise Avustralya’da albümün son hazırlıklarını tamamladı. 1997 yılına geldiklerinde, yeni albümleri olan “Anatolia” piyasaya sürüldü. Albüm, 13 şarkıdan oluşuyordu ve grup, tarihinlerinde bir ilke imza atarak bu albümde 3 tane Türkçe sözlü şarkıya yer vermişti. Uzun süredir müzik piyasasının içinde olan grup, bu albümle satış rekorları kırdı. Bu albümde, kendi metal sound’larının üzerinde Anadolu ezgileri de göze çarpıyordu. Albümde; 1000 In The Eastland, Anatolia (İngilizce versiyon), Dark Is The Sunlight, Gündüz Gece (Aşık Veysel cover), Stand To Fall, Give Me Something To Kill The Pain, Welcome The End, Anatolia (Türkçe versiyon), On The Run, Time (Enstrümantal), Behind The Veil, Fall Of Hero ve Sonsuz şarkıları yer alıyordu. Bu albümle birlikte, ilk kez Pentagram dinleyicisiyle tanışan Murat İlkan, başarılı vokaliyle dikkat çekti ve kendini sevdirdi.

Albümün ardından grup, çeşitli konserlere çıktı. Bu konserlerden en çok ses getireni olan “Açık Hava Konseri”ni albüm haline getirdiler. 1999 yılında çıkan bu canlı performans albümünün adı konserdeki coşkulu Pentagram hayranlarının hep birlikte “Popçular Dışarı” diye ettikleri tezahüratlardan alan “Popçular Dışarı” oldu. Bu albüm, Pentagram’ın söylemiyle, Türkiye’de 4. bir kuvvet haline gelen “medya”ya ithaf ediliyordu. Albümün kapağına da, bolluk ve bereketi simgeleyen “Bereket Tanrısı” heykelinin bir resmi konulmuştu. Bu live albümde; Intro, Before The Veil, Behind The Veil, Welcome The End, No One Wins The Fight, G.S.T.K.P., Vita Es Morte, Gündüz Gece, Black Magic (Slayer cover), Rotten Dogs, 999 (Enstrümantal), 1000 In The Eastland ve Anatolia (Türkçe versiyon) şarkıları yer alıyordu.

Bu albüm çıktıktan sonra, solo işler yapmak isteyen Demir Demirkan gruptan ayrıldı. Demir Demirkan’ın ayrılmasıyla oluşan boşluğu, aynı zamanda grubun gitar teknisyenliğini de yapmakta olan Onur Pamukçu doldurdu. Bu kadroyla değişik konserlere çıkan grup, 1999 yılında Kemancı Rock Bar’da konser vermeyi planlamıştı; fakat konsere birkaç gün kala ülkemizin yaşadığı deprem felaketi nedeniyle konser iptal edildi. Bir süre duraklama dönemine giren grup, yaşanan deprem nedeniyle ülkemize gelen, içinde ABD Başkanı Bill Clinton ve birçok devlet başkanının bulunduğu bir seyirci topluluğuna karşı 12 Kasım 1999′da Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Gündüz Gece” parçasını çalarak devlet başkanlarını, tabir-i câizse coşturmuştu.

Ancak, o günlerde, Pentagram adına olumlu sayılabilecek bu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye gündeminden kaynaklanan olumsuzluklar da yaşanmaktaydı. Yine o dönemlerde, ülke gündemini işgal eden satanizm olaylarından, “Pentagram” isminden ve toplumdaki önyargılardan dolayı en fazla etkilenen ve haksız suçlamalara hedef olan da Pentagram grubu oldu.

Tam da bu sıralarda EP çıkartmaya karar verildi. Askerlik görevlerini tamamlayan grup elemanları, 2000 yılında Noise Record müzik şirketiyle 4 albümlük bir anlaşma imzaladı. Türkiye’de çıkacak olan albümleri için ise Böcek Yapım’ı tercih ettiler. Grup, EP’yi çıkartmak için hazırlıklara başladı. Çıkartacakları EP’yi albüme dönüştürme fikri oluştu ve sonrasında ise 2 albüm çıkarmak istediler. Bu albümlerden biri Türkçe sözlü, diğeri ise İngilizce sözlü olacaktı. Bu arada gruba, Metin Türkcan katıldı. 2000 yılında prodüktör Charles Turkmen’le birlikte albüm hazırlıklarına başlandı. Albümün kayıtları Yunanistan’da bulunan Sierra Studios’ta yapılırken bir yandan da albüm, İstanbul’da bulunan grubun kendi stüdyosunda son şeklini alıyordu. 2001 yılının sonlarına doğru “Unspoken” isimli yeni albümleri müzik piyasasındaki yerini aldı. Yurt dışına da gönderilecek olan bu albüm için, ilk albümden bu yana, grubun adı olan Pentagram üzerinde de çeşitli değişiklikler yapıldı. Çünkü, yurt dışında da aynı isimli bir grup vardı ve bundan dolayı, bir karışıklığın oluşmasına meydan vermemek için, önce grubun ismi “The Pentagram” olarak değiştirildi, ancak daha sonra bu yeterli görülmeyip sadece yurtdışında kullanılmak üzere “Mezarkabul” (mezarkabul kelimesinin anlamı, “bir imamın ölünün üzerine attığı bir avuç toprak”tır.) adı seçildi. Bundan sonra, Türkiye’de Pentagram, yurt dışında ise Mezarkabul adıyla yer anılacaklardı. Albüm; We Come From Now Here, In Esir Like An Eagle, Unspoken, Lions In A Cage, For The One Unchancing, Mezarkabul (Enstrümantal), Take My Time, Pain, Puratu, This Too Will Pass ve For Those Who Died Alone (Enstrümantal) şarkılarından oluşuyordu. 2002 yılında ise, daha önceden karar verdikleri Türkçe sözlü albüm, Böcek Yapım ile “Bir” adı altında albüm raflarındaki yerini aldı. Albümde; Tigris (Enstrümantal), Bir, Şeytan Bunun Neresinde, Bu Alemi Gören Sensin (Aşık Veysel Cover), Mezarkabul (Enstrümantal), Sır, Kam (enstrümantal), Ölümlü ve F.T.W.D.A. (Enstrümantal) şarkıları yer alıyordu. Tamamen Türkçe sözlü olan bu albümle birlikte grup yine bir ilke imza attı. Yeni albümle birlikte çeşitli konserlere ve televizyon programlarına çıkan grup, bir süre sonra derin bir sessizliğe girerek Pentagram hayranlarını üzdü. Piyasada ve Pentagram severler arasında, “grup dağıldı” diye çeşitli söylentiler yayılıyordu. Grup üyelerinin hiçbirinden net bir açıklama da gelmediği için birçok hayran grubun dağıldığını düşünüyordu.

Grup elemanları bu arada farklı işlerle yaşamlarını devam ettiriyorlardı. Cenk Ünnü, kendisine ait olan Pena Müzik Evi’ni işletiyordu. Hakan Utangaç, piyasadaki pek çok müzisyenin video klip yönetmenliğini üstleniyor, grafik tasarımla ilgileniyor; diğer üç elemansa müzik piyasasında kişisel çalışmalarıyla yollarına devam ediyorlardı. Tarkan Gözübüyük, prodüktör olarak; Murat İlkan, Cem Köksal’a vokalist olarak ve Metin Türkcan ise; hem Şebnem Ferah’ın, hem de Ogün Sanlısoy’un solo gitaristliğini üstlenerek müzik piyasasındaydılar. Grup adına ise bir gelişme göze çarpmıyor ve haddinden fazla uzun süren bu sessizlik, Pentagram hayranlarını iyice üzüyordu.

2006 yılının sonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında verilmesi planlanan üç konser için, Pentagram tekrar stüdyoya kapanarak provalara başladı. En şaşırtıcı gelişme ise, eski bir Pentagram üyesi olan Demir Demirkan’ın yeniden gruba dahil olması ve provalara da diğer üyelerle birlikte katılmasıydı. Ama gruba tekrar döneceği düşünülen Demir Demirkan’ın grupta kalmayacağı açıklandı.

HAKAN UTANGAÇ (GİTAR&VOKAL)
Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri… Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar.

1965 yılında İstanbul’da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram’ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışmasına imza attı.

TARKAN GÖZÜBÜYÜK (Bas Gitar & Vokal)

1970 yılında Erzurum’da doğdu. İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa’ya taşındı. Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı. 1995 te Özlem Tekin, 1996 da Şebnem Ferah, 1997 de Aşkın Nur Yengi albumlerinde müzik yönetmenliği yaptı.

MURAT İLKAN (Lead Vokal)

1971′de İzmir Karşıyaka’da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) İlkokulunda, Ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan Bölümüne devam etti. 1986′da İstanbul’a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi’ni bitirdi… Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu’dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı Müziği ve Klasik Türk Müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987′de SAWDUST grubunu kurdu. Toplulukla konserler verdi. TRT Altın Anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adlı grupla dört yıl çeşitli klüplerde çalıştı. 1995′te Pentagram’a katıldı. 1996′da grubun üçüncü albümü Anatolia’yı ve 2001′de grubun dört, beş ve altıncı albümleri olan Popçular Dışarı (Konser), Unspoken ve Bir adlı albümleri seslendirdi.

METİN TÜRKCAN (Gitar & Vokal)

1971 Karabük’te doğdu. İlk ve orta okulu Karabük’te, orta 3. sınıfı Kadıköy Anadolu’da okudu. İstanbul Üniversitesi Dericilik 2. sınıftan ayrıldı. 86′da Metafor grubunu kurdu.Murat İlkan ve Aykan İlkanla Beraber Cheroke grubunda çalmıştır yani bugünki Pentagram daki beraberlik ogünlere dayanmaktadır Bu gruptan sonra “Disgrace” diye bir grupta yer almıştır ve bu grupla birlikte “Discrazy” isimli bir albüm çıkartmışlardır.. Çok iyi bir rock gitaristidir..
“Pentagram”‘ın “Trail Blazer” albümünde çalmıştır ve “Unspoken”‘da uzun bi aradan sonra tekrar çalmıştır.. Geçtiğimiz yıl Alt Kemancı’da Pentagram’la birlikte uzun bir dönem sahne almışlardır ve ayrıca çeşitli yerlerde konserler vermişlerdir..

Özlem Tekin’in “herkes şanslı doğmuyor” adlı şarkısınının muhteşem düzenlemesi de Metin Türkcan’a aittir..

Rammstein - Bestrafe Mich

Nisan 20, 2008 on 12:59 pm | In Türk Rock Grupları, Yabancı Rock Grupları | No Comments

Bestrafe Mich

Bestrafe mich Bestrafe mich Stroh wird gold Und gold wird stein Deine groesse macht mich klein Du darfst mein bestrafer sein Der herrgott nimmt Der herrgott gibt Bestrafe mich Bestrafe mich Du meinst ja Und ich denk nein Schliess mich ein in dein gebet Bevor der wind noch kaelter weht Deine groesse macht mich klein Du darfst mein bestrafer sein Du darfst mein bestrafer sein Deine groesse macht mich klein Du darfst mein bestrafer sein Deine groesse macht ihn klein Du wirst meine strafe sein Der herrgott nimmt Der herrgott gibt Doch gibt er nur dem Den er auch liebt Bestrafe mich

Biyografi :> Teoman

Mart 20, 2008 on 7:34 pm | In Biyografi, Türk Rock Grupları | No Comments

Teoman

20 Kasım 1967´de Giresun Alucra´da dünyaya gelen Teoman Yakupoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun. İstanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları bölümünde masterini tamamlayan Teoman, ilk müzik grubu Indians´ı 1986 yılında arkadaşlarıyla birlikte kurdu ve uzun yıllar bu grubun solistliğini yaptı.Bir çok konser ve kayıt çalışmalarının ardından, grubun dağılması ile birlikte çeşitli sanatçıların albümlerinde ve bir çok grupta solist olarak yer aldı.

1996 yılında Roxy´de gerçekleştirilen ‘Roxy Müzik Yarışması’ nda, ilk solo albümünde de yer alan ‘Ne Ekmek ne de Su’ ve ‘Yollar’ isimli parçalarıyla ‘en iyi beste’ ve ‘en iyi grup’ ödüllerini aldı. Teoman 1996 yılında ilk albümü ‘Teoman’ı İstanbul Plak’dan çıkardı. 1998 yılında piyasaya çıkan ‘O’ isimli ikinci albümünde NR1 Müzik ile çalışmaya başlayan Teoman, üçüncü albümü ‘Onyedi’ de yine NR1 Müzik etiketini taşıyor. Albümlerinde yer alan şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteleyen Teoman, ‘O’ ve ‘Onyedi’ isimli albümlerinde Prodüktör olarak Rıza Erekli ile çalıştı.

‘O’ isimli albümde Orhan Atasoy ve Ercüment Vural´ın unutulmaz bestesi ‘Gemiler’i ve üçüncü albümü ‘Onyedi’ de yer alan Ajda Pekkan´ın klasikleşmiş şarkısı ‘Uykusuz her Gece’yi ve Bora Ayanoğlu´nun ‘O Yaz’ isimli şarkısını yeniden yorumladı ve dinleyicilere tekrar sevdirdi. Teoman, müzik çalışmalarından arta kalan zamanlarında kitap okumayı, sinemaya gitmeyi, yazı yazmayı, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve müzik dinlemeyi seviyor.

1996 yılında Teoman
1998 yılında O
2000 yılında Onyedi
2001 yılında Gönülçelen
2003 yılında Teo Man
2004 yılında En Güzel Hikayem
2006 yılında Renkli Rüyalar Oteli
2007 yılında Bülent Ortaçgil-Teoman Konser
isimli albümleri çıkmış olup

2001 yılında Remixler
2002 yılında İstanbul’da Sonbahar Remiksler
2003 yılında Remiksler 1
2004 yılında Duş (Radyo Remiksler)
2005 yılında Balans ve Manevra Soundtrack
adlı remiks ve soundtrack albümleri çıkmıştır…
2004 yılında ise eski plak şirketi tarafından Best of Teoman albümü çıkarılmıştır…

Biyografi :> Şebnem Ferah

Mart 1, 2008 on 10:17 pm | In Biyografi, Türk Rock Grupları | No Comments

12 Nisan 1972 yılında Yalova’da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah’ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem’in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem’in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya.

İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik’te “Özel Namık Sözeri Lisesinde ” yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem’in kendisini tanımasına , tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş.

Şebnem’in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında ” Pegasus ” adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem , 80′lerin ortasında Bursa’da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu “Volvox” grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna ” Odtü Ekonomi ” Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul’a gelince ” İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı ” bölümüne kaydolmuş.

1994 yılında ” Volvox ” grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu’nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş.

Daha sonra ” 15 Kasım 1996 Cumartesi ” günü ” KADIN ” adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu ” Vazgeçtim Dünyadan ” adlı parçasına çeken Şebnem , Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları ” Yağmurlar ” , ” Bu Aşk Fazla Sana ” ve ” Fırtına ” adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini ” 04 Nisan 1997 ” de ” İzmir Ege Üniversitesi ” nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir’deki konserin ardından Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.

Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra ” 24 Haziran 1999 Perşembe Günü ” ikinci albümünün ilk klibi ” Bugün ” müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih ” 30 Haziran 1999 Çarşamba ” yı gösterdiği zaman ” Artık Kısa Cümleler Kuruyorum ” adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu ” Artık Kısa Cümleler Kuruyorum ” şarkısına geldi , klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı.

İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece ” 03 Ekim 2001 ” tarihinde ” Perdeler ” adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem , İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video , albümle aynı adı taşıyan ” Perdeler ” şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra ” Sigara ” şarkısı da , renkli cam da boy göstermeye başladı.

“İki yıl aradan sonra , tarih ” 12 Mayıs 2003 Pazartesi Günü ” yeni albümünün ilk videosu ” Ben Şarkımı Söylerken ” müzik kanalarında dönmeye başladı. ” 15 Mayıs 2003 Perşembe Günü ” ” Kelimeler Yetse ” adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar , Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında albümünden 2 şarkıya daha video klip çekti.. Türkiye’nin bir çok şehrinde konserler verdi ve hala vermeye devam ediyor..”

Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte…

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi şarkıcıya geri vokalleriyle , kimisiyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra bir çok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur..
Geri vokal yaptığı sanatçılar ; Sezen Aksu , Sertab Erener , Levent Yüksel , Nilüfer , Demir Demirkan , Tüzmen , Yaşar Gaga , Ajda Pekkan , Özlem Tekin , Tarkan , Çelik , Teoman , Haluk Levent . Düet yaptığı sanatçılar ; Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı) , Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher) , Kargo (Kalamış Parkı) , Teoman (iki yabancı).

Ayrıca Bülent Ortaçgil’e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan ” Değirmenler ” şarkısını da yorumlamıştır.

Bu çalışmaların dışında ; ” Little Mermaid ” (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan ” O Dünyada ” isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen Ve Aydan Şener’in Oynadığı bir filmde ise , söz ve müziği Demir Demirkan’a ait olan ” Ay Işığında Saklıdır ” adlı şarkıyı seslendirmiştir.

Şebnem Ferah 10 Mart’ta verdiği senfonik konserin görüntülerinden oluşan bir albüm piyasaya sürmüştür. DVD ve VCD seçeneklerinin mevcut olduğu albüm 50 bin gibi şimdiden geçilmesi zor bir tiraja sahip olmuştur. Şimdilerde konserlerine ara verip dinlenmeye çekilmiştir.

Duman

Ocak 29, 2008 on 4:00 pm | In Türk Rock Grupları | No Comments

Duman, 1999

Türk rock müziğinin son dönemdeki en kaliteli temsilcilerinden biri olanDuman’ın yolculuğu, 90’ların ilk yıllarında başladı. Sıradışı vokalleriyle büyük beğeni toplayan, grubun müziğine gitarıyla da katkı sağlayanKaan Tangöze, müziğe, 8 yaşında aldığı piyano dersleriyle başladı. Sonra ailesiyle birlikte yurtdışına taşınınca derslerini yarım bırakmış olsa da müziğe olan ilgisi hep onun yanında oldu. 14 yaşında rock müziğe ilgi duymaya başlayan Tangöze, ilgisini araştırmaya yöneltti ve bir gitar alıp akor öğrenerek kendi imkanlarıyla çalışmalarına başladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Seattle eyaletinde Türkiye’de çıkarmak istediği albümde yer alacak şarkıları hazırlayan Tangöze, o sırada Mad Madame adını taşıyan grubuyla Seattle ve Los Angeles’ta yayınlanan bazı koleksiyon albümlerinde yer aldı.

Tangöze Türkiye’ye döndüğünde o sırada Blue Blues Band ile çalışan Batuhan Mutlugil ve Ari Barokas’ı gruba dahil ederek “Duman” adıyla yeni bir çıkışı müjdeledi. Mutlugil gitarda, Barokas ise bas gitarda Duman müziğinin yaratılmasına katkı sağlayacak, ayrıca geri vokallerle de Tangöze’ye eşlik edeceklerdi. Batuhan Mutlugil’in babası Batu, Blue Blues Band’in kurucularındandı. Babasının, çocukluğunda Jimi Hendrix, Led Zeppelin, Beatles gibi isimlerin plaklarını çalması Batuhan’ın müziğe yönelmesinde en büyük etken olmuştu.

Gitar ve vokal konusunda güçlü bir kadro oluşturan topluluk, uzun süre aradığı davulcuyu bulamadı. Birlikte çalıştıkları müzisyenlerden en başarılısı Alen Konakoğlu oldu ve grubun canlı performanslarında büyük oranda o sahne aldı. Albüm çalışmalarına da önemli katkılar sağlayan Konakoğlu, “Belki Alışman Lazım” isimli albümle birlikte Duman kadrosundaki dördüncü isim olmayı başardı.

Duman, kısa sürede müthiş bir hayran kitlesi edinerek Türk rock müziğinin en önemli gruplarından biri oldu. Yüzlerce canlı performansta ayakta alkışlanan, özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara’da üniversite gençliğinin ilgi odağı olan topluluk, gerek müziğinde, gerekse vokallerinde hissedilen özgün tarz ile rock icrasına yeni bir boyut kazandırdı. Modern rock tarzını ülkemizin kültürel arkaplanıyla ustaca birleştiren Duman grubu, “Eski Köprünün Altında” adlı ilk albüm çalışmasıyla hedeflediği dinleyici kitlesine ulaşma başarısını gösterdi.

Birbirinden güzel ve orijinal 10 parçayı içeren albümün listesinde sırasıyla “Köprü Altı”, “Bebek”, “Hatun”, “Halimiz Duman”, “Dağlar Bağlar”, “Hayatı Yaşa”, “Yalnızlık Paylaşılmaz”, “Dönek”, “İstanbul”ve “Senin Gibi” isimli çalışmalar yer alıyordu. Kayıt ve mikslerde Levent Büyük imzasının bulunduğu 1999 çıkışlı albüm, NR1 etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı.

Hareketli parçaların çoğunlukta olduğu, ancak “Halimiz Duman” ve “Yalnızlık Paylaşılmaz” gibi hüzünlü parçaları da barındıran çalışmayı, daha melankolik ve olgun bir yapıya sahip olan “Belki Alışman Lazım” albümü izledi. Yine NR1 etiketi taşıyan albümün yapımcılığını Murat Akad, kayıt ve mikslerini Levent Büyük üstlendi. Stüdyo 18’de kaydedilen çalışmaya Londra’da hizmet veren Heathmans Mastering şirketinden Steve Shin de katkı sağladı. Bu kez davulda dinlediğimiz isim Cengiz Baysal oldu.

“Belki Alışman Lazım”, grubu tüm Türkiye’ye tanıtan albüm olarak nitelendirilebilir. Albümün raflardaki yerini aldığı 2002 yılına kadar grubun ulaştığı hayran kitlesi büyük bir başarı olarak değerlendirilse de bu albümle birlikte Türk rock müziğini özellikle takip etmeyen müzikseverler bile Duman’a sempati duymaya başladılar. Albümün en büyük sürprizi, Sezen Aksu’nun “Her Şeyi Yak” isimli unutulmaz parçasının müthiş yorumuydu.

Duygusal parçaların ağırlıkta olduğu, yer yer politik mesajların da kendisini hissettirdiği albümde sırasıyla “Bu Akşam”, “Her Şeyi Yak”, “Oje”, “Kırmış Kalbini”, “Masal”, “Manası Yok”, “Belki Alışman Lazım”, “Bal”, “Ah”, “Elimdeki Saz Yeter Canıma”, “Haberin Yok Ölüyorum” ve “Bu Akşam” adlı parçalar yer aldı.

Albümün depresif yapısını, şarkıların hazırlandığı 2 yıllık dönemde yaşadıkları olumsuz olaylara bağlayan grup elemanları, Türkiye’de sanatın geldiği, bir başka deyişle ’gelemediği’ noktadan da oldukça rahatsızlar. “Toplumun sanata eğilmesi için önce iç huzurunun olması gerekiyor” diyor grubun gitaristlerinden Ari… Ancak onlar ne ekonomik krizleri, ne de ülkede sanata olan ilginin yeterince olmamasını bahane edip uzaklaşmıyorlar işlerinden… Özgün tarzlarınıve kaliteli çalışmalarını tüm hızlarıyla sürdürüp topluma ’iyiyi’ ve ’doğruyu’ vermeye gayret ediyorlar.

2003’te çıkan “Konser” albümü de özenli çalışmalarının bir eseriydi aslında. Canlı performanslarını dinleme şansı bulamayan hayranları için konser kayıtlarını bir araya getirdiler. İlk çıkan iki albümde yer alan “Bu Akşam”, “Masal”, “Bebek”, “İstanbul”, “Senin Gibi”, “Oje”, “Belki Alışman Lazım”, “Halimiz Duman”, “Her Şeyi Yak”, “Yalnızlık Paylaşılmaz”, “Hayatı Yaşa” ve “Köprüaltı” adlı parçaların dışında “Çile Bülbülüm”, bir Özdemir Erdoğan şarkısı olan “Gurbet” ve Müslüm Gürses’in seslendirdiği “Olmadı Yar” için yaptıkları cover çalışmaları da oldukça başarılıydı.

2004 yılında çıkarmış oldukları “Bu Akşam” isimli VCD/DVD’leri ile grup Türkiye’de bir ilke imza atmış oldu. Kimsenin cesaret edemediğini onlar yaptı ve canlı performans görüntülerini hayranlarının beğenisine sundular. İzledikçe insana keyif veren o muhteşem Duman konser heyecanını tadamayan hayranları “Konser” albümünden sonra bu albümle daha büyük bir sevinç yaşadılar

2005 yılı yaz aylarında çıkardıkları üçüncü stüdyo albümü “Seni Kendime Sakladım”ın prodüktörü diğer albümlerde olduğu gibi Murat Akad. Albümde yer alan 12 şarkının kayıt ve mixleri de Stüdyo 18’de Levent Büyük tarafından yapıldı. Gruba davulda “Belki Alışman Lazım” albümünde olduğu gibi Cengiz Baysal eşlik etti. Ari Barokas’ın şarkıları “Aman Aman” ve “Sayın Bayan” dışında kalan tüm parçaların söz ve müzikleri Kaan Tangöze’ye ait.

Açılışta yer alan “Özgürlüğün Ülkesi” dünya politikasını eleştiren enerjik bir punk rock şarkısı. Muhteşem balladlar “Seni Kendime Sakladım” ve “Melek”in yanı sıra, “Sen Ben” ve “Yürekten” de Duman’ın başarılı modern rock çalışmaları. Türkçe rock müziğin en önemli grubu Duman, kendine özgü tarzını “Yanıbaşımdan”, “Sadece Koklayacaktım” ve “Rüyanda Görsen İnanma” gibi şarkılarda gösterirken, “En Güzel Günüm Gecem”i ise kendilerini konserlerde yalnız bırakmayan seyircilerine hediye ediyor..

2006 Aralık ayında Kaan Tangöze ve Batuhan Mutlugil’in vatani görevlerini yerine getirme zamanı gelmişti. Grup kısa dönemde olsa bir müddet hayranlarından uzak kalmak zorundaydı. 2007 yılı şubat ayında ise grubun 4. ajanı Alen Konakoğlu (15 ay) vatani görevini yerine getirmek için ayrıldı. Mayıs ayı sonunda kısa dönem askerlikleri sona eren Kaan Tangöze ve Batuhan Mutlugil’in İstanbul’a dönmesi ile davulun başına grubun hiçte yabancı olmadığı bir isim “Cengiz Baysal” geçti ve o muhteşem konserler tekrardan başladı.

Konserlerde hayranları ile özlem gideren Duman grubu yeni albüm sinyallerinide vermeye başladı. Eminiz ki çıkacak olan yeni albümde de aynı Duman tadını bulacağız ve konserlerde onlarla çoşacağız.

Bol Duman’lı günler…

Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS. ^Top^
24 queries. 0.545 seconds.
Powered by WordPress with jd-nebula theme design by John Doe.